24 Kasım 2015 Salı

Çorum Sıklık Parkı




Çorum Sıklık Parkı
İstanbul’dan geldiğimizi duyanların ilk tepkileri;  oradan buraya gelmek  zor olmuştur, zor alışırsınız, öyle bir yer bırakıp gelinir mi, vah-vah, ay-ay…Bir de İstanbul’un en güzel köşesinde, Bostancı sahilinde, Sait Faik’in adasının karşısında, martı - vapur seslerinin duyulduğu evimizden ayrıldığımızı duysalar…

Çorum’da evimin pencereleri  uçsuz bucaksız bozkıra bakıyor, alçak tepelere…

Penceremdeki   çıplak tepelere, bozkıra bakıyorum, her gün.  Tepelerin ardında daha büyük tepeler, en arkada dağlar, ufka doğru büyüyerek giden çıplaklık, toprak rengi kayalıklar…  Zirvesi, ağacı, yeşilliği, çalısı, çırpısı, deresi ( her gün bakılacak bir güzelliği )  olmayan  bu bozkırı çok seviyorum   . Hiç bir şey ummadan  ,  gün doğumundan gün batımına bir başıma yürüme hayalleri kuruyorum…Çırılçıplak bozkırın aynılığında bir başıma … Yürüdükçe  fazlalıklarımı atmak istiyorum. Bir dost gibi  kollarını açıyor  , uçsuz bucaksız bozkır,  beni  çok seven,güvenilir bir dost gibi…Hiç bilmediğim bir dost gibi…Her gün beni çağırmaktan usanmayan bir dost gibi…
 
 
 
 
 

2 yorum:

  1. Sanki bir Nuri Bilge Ceylan filminin içindesin Ayşe. Sevgiler Semanur

    YanıtlaSil
  2. O bozkırlarda birlikte yürürüz bir gün inşallah gün doğumundan gün batımına kadar

    YanıtlaSil