25 Şubat 2016 Perşembe

Okul-Arkadaşlık

Yunus ile  resim yapıyoruz, vakit çok az, hızlı hızlı boyuyoruz. Okuldan gelip, akşam yatağa girene kadar ki vaktimizi yarım saatlere böldük, bir kaç tane yarım saatimiz var, bu yarım saatlerde etkinlik yapmaya çalışıyoruz. Yarım saate bölmemizin amacı, akşam yatma vakti geldiğinde yeterince oynayamadım, yatmak istemiyorum diye ağlamasına engel olmak için. Etkinliklerden birini yaparken( boyama yaparken) konuşmaya başlıyor;
 okul servisinde birinci sınıflara yarışma yaptırıyormuş, sorular çok kolaymış( hangi hayvan miyav der) , yarışmanın sonunda da herkesi birinci ilan ediyormuş. Neden kolay soruyorsun? Herkes bilsin istiyorum. Neden herkesi birinci yapıyorsun? Herkes mutlu olsun istiyorum. Hızlı hızlı boyamaya devam ediyoruz, yarım saat dolmak üzere.
Okul sisteminin sıkı sıkı yapıştığı, yarıştırma ve ayrıştırmanın ne kadar kötü olduğunu en iyi çocuklar biliyor.
Diğer etkinliğe geçiyoruz(kitap okuma) ' mektup arkadaşları' adlı kitabı okuyoruz, kitabın kahramanı kız , sınıf arkadaşının bir derdi ile dertleniyor ve bütün sınıf ile arkadaşının sorununu çözmeye çalışıyor. Bütün sınıfın dertli arkadaş için seferber olmasını Yunus gerçekçi bulmuyor , bizim sınıfta hiç kimse bunu yapmazdı diyor, belki en yakın arkadaş yapardı ama genellikle kimsenin umurunda olmazdı diyerek yarım saati dolduruyoruz.
Her günü birlikte geçirmek zorunda kaldığın arkadaşlarının, senin derdin ile dertlenmeyeceğini bilmek...
Sınıflara doluşturulan çocukların birbirlerini hissetmeleri için ne yapılabilir?
Diğer etkinliğe geçiyoruz( balon ile oynama) Balona vurayım derken gözlüğüme vuruyor , özür diliyor, yanlışlıkla oldu diyor ama oynamaya devam etmiyor. Bu olay sınıfta olsaydı, disipline gidebilirdim, diyor, arkadaşım hemen beni şikayet ederdi, şikayet edilen kişi genellikle disipline gidiyor. Disipline hiç gitmedim ama bir gün gideceğim diye çok korkuyorum.
Şikayet ve disiplin yine okulun ayrılmaz parçaları. Şikayet ve disiplini ortadan kaldırmaya yönelik niye hiç kafa yorulmaz.
Aynı sınıfta , aynı duvarlar arasında olmaya mahkum ettiğimiz çocukların birbirlerini sevebilmeleri, birbirlerini hissedebilmeleri için neden bir şeyler yapılmaz, sırf bunun için , sevebilmek için, sevgi için uygulamalı bir ders,  canlı, gerçek bir ders konulmaz...
Tüm dersler , kafalarında taşıdıkları kara kutuya hapsetmek için. Bir bilgi sınavda lazım ise hemen kutu açılır içine sokulur. Ne işe yarayacağını bilmediği ne kadar çok bilgiyi kara kutusuna hapsederse o kadar işe yarar, okul. Her gün, her gün, bütün bir gün hiç usanmadan, bıkmadan,  kara kutu büyütülür, şikayet ve disiplin ilişkili arkadaşlık ile, çocukluk duvarlar arasında yitirilir.
Yarım saatlere sıkıştırdığımız oyunlarımız her geçen gün azalacak,  yeterince oynayamadım diye ağlayarak yatağa gittiğin günlerin azalacak, okul hiç azalmayacak, artarak devam edecek.

4 yorum:

  1. Ooff :( bu durum Anadolu' daki yani İstanbul'daki okuldan daha sıcak, daha sevimli, daha bizden insanların olduğu okulda da aynı mı?
    Yoksa Yunus hala o özel okulun etkisini üzerinden atamadaığı için mi böyle düşünüyor?

    YanıtlaSil
  2. Okul ve eğitim sistemi her yerde aynı, merak ediyorum , sınıflarında birbirlerini şikayet etmeyen, sınıfın tembeli, çalışkanı olmayan, hepsi huzurlu, hepsi arkadaş olabilmiş sınıflar var mı?

    YanıtlaSil
  3. Ben torunum için çok endişeleniyorum. Bir gün Erkin Koray'ın kızını okula göndermediğini okudum bir yerlerde. İlkokula başlamış aslında. Ama daha ilk ay bitlenerek gelince öyle öfkelenmişki Erkin Koray.. Bir daha okula yollamamış. Bütün okulları dışardan bitirmiş kızı. Baba için güzel görünen bu karar kızı için pek de iç açıcı bir şey değil. Okula gitmediği, arkadaşlık, toplu eğitim, birlikte olmak, paylaşmak duygusunu yaşamadığı için kendini eksik hissettiğini söylüyor. Bilmem ki hangisi doğru. Mademki böyle bir toplumda yetişiyoruz, kurallara uymalıyız belki de. Çocuklar eninde sonunda büyüyecek ve topluma karışacak. Eninde sonunda haksızlık, itiş kakış, entrika,kin, yer kapma yarışı gibi her türlü zor ilişki ile mutlaka karşılaşacaklar. Ne kadar çabuk yüzyüze gelirlerse o kadar kolay olacaktır insanın her türüne alışmak. Yine de içim isyan dolu. Böyle olması gerekmiyor ama oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülsüm ablacığım, inşallah torununuz için endişelenmeye gerek kalmaz, her şey gönlünüzce olur...Toplumun kuralları insanlar için olmalı, insanların daha rahat yaşaması, huzurlu olması için...Okullarda üretmek yok, sadece ve sadece teog için at gözlükleri ile kafaları önlerinde test çözmeleri gerekiyor...Duvarlar arasına sıkıştırılmaya, öğretmenin insafına, gözlerinin içine her gün saatlerce bakmaya,yarıştırılmak için, 6 yaşında başlamaya gerek olmamalı, zaten toplum böyle diye ...bana çok acı veriyor...Teşekkür ederim...

      Sil